Spor yazarı Gürsoy: Arsenal’in 22 yıl sonra gelen şampiyonluğunun hikayesi

0

Spor yazarı Ömer Gürsoy, “Arsenal’in 22 yıl sonra gelen şampiyonluğunun hikayesi” adlı köşe yazısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Spor yazarı Gürsoy: Arsenal’in 22 yıl sonra gelen şampiyonluğunun hikayesi

Spor yazarı Gürsoy: Arsenal’in 22 yıl sonra gelen şampiyonluğunun hikayesi

Spor yazarı Ömer Gürsoy’un ifadeleri:

1913’ten beri oynadığı Highbury’den ayrılmak, Arsenal F.C. için yalnızca bir stat değişikliği değildi…

Bir bakıma tarihin yer değiştirmesiydi.

Emirates Stadı’nın girişindeki o cümle aslında her şeyi anlatıyordu:

Sanırım yıl 2010’du…

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) çalışmaları kapsamında, spor kulüplerinin kurumsal yapısını incelemek ve uluslararası iyi uygulamaları yerinde görmek amacıyla Londra’daydık.

Levent Bıçakçı, Tuğrul Akşar, Dorukhan Acar, Güray Karacar, İbrahim Altınsay ve Mete İkiz gibi çok değerli isimlerle birlikte iki günlük bir program yürütmüştük.

Bu program yalnızca bir ziyaret değil, aynı zamanda Türkiye’de spor yönetimi ve kurumsal spor kültürünü geliştirmeye dönük daha büyük bir çalışmanın parçasıydı.

O dönemde *Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği bünyesinde hazırlanan ve yayınlanan* “Spor Kulüpleri Yönetim Rehberi”, Birkbeck, University of London işbirliğiyle şekillenmiş; sürecin devamında Kadir Has Üniversitesi ile birlikte Erasmus kapsamına taşınan bir akademik programa dönüşmüştü.

Bugün 16. yılına giren bu program, 1100’ün üzerinde mezun vererek aslında bir fikirden kalıcı bir ekosisteme dönüştü.

Ve bizler de bu yapının içinde, düzenli şekilde konuşmacı olmaya devam ediyoruz.

İşte o Londra seyahatinin en güçlü durağı da Emirates Stadyumu olmuştu.

Kulüp yetkilileri bize Highbury’den Emirates’e uzanan süreci anlatırken aslında bir stat hikâyesi değil, bir gelecek inşasını dinliyorduk.

2003-2004 sezonundaki efsane şampiyonluğun ardından Arsenal F.C. tarihi bir karar almıştı.

Küçük ve tarihi Highbury artık modern futbol ekonomisinin ihtiyaçlarına cevap veremiyordu.

Ve bu nedenle Kuzey Londra’da Ashburton Grove projesi başlatıldı.

Bu kararın saha içindeki karşılığı ise uzun yıllar sürecek bir sabır dönemi oldu.

Yüksek maliyetli yıldızlardan ziyade genç ve sürdürülebilir kadrolarla rekabet etmeye çalışan bir yapı…

Belki kimse bu özlemin bu kadar uzun süreceğini tahmin etmiyordu.

Ama o ziyaretin en unutulmaz bölümü, hiç şüphesiz “Time Capsule” yani zaman kapsülüydü.

[eii post_id=”63339″ theme=”1″]

Oyuncu tünelinin altına yerleştirilen bu kapsül, sadece bir anı koleksiyonu değil; kulübün hafızasıydı.

İçinde Highbury çimlerinden bir parça vardı…

Tony Adams’ın kaptanlık pazubandı…

Eski iç saha formaları…

Clock End saatinin replikası…

Kulübün 1886’dan günümüze uzanan tarihini anlatan görsel ve video arşivleri…

Ve taraftarların seçtiği çok özel hatıralar…

Aslında orada saklanan şey objeler değil, bir kimlikti.

Ve bu kapsülün 2106 yılında açılması planlanıyordu.

Yani Arsenal, geçmişini sadece yaşatmıyor…

Geleceğe emanet ediyordu.

O gün orada şunu çok net hissetmiştim:

Bazı kurumlar başarı üretir…

Bazıları ise hafıza inşa eder.

Ve bu fark, uzun vadede her şeyi belirler.

The Championships, Wimbledon gibi geleneksel spor kültürlerinde gördüğümüz şey de tam olarak buydu.

Ve bugün geriye dönüp bakınca, o gün konuşulan vizyonun sahaya nasıl yansıdığını daha net görmek mümkün.

Arsenal F.C. bugün geldiği noktada yalnızca bir şampiyonluk kazanmadı; çok daha önce atılan bir yapının karşılığını aldı.

Ve belki de bu yüzden, yıllar önce o Emirates girişinde okunan cümle bugün çok daha anlamlı:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir